Airbnb: Sokakta mı Yatsaydık?

Geçici konaklama sorununa çözüm olarak Airbnb. Aman sokakta kalmayın!

İngiltere’ye yerleşme sürecimde Airbnb o kadar önemli bir rol oynadı ki hakkında ayrı bir yazı yazma gereği hissettim. Ben ve eşim buraya devamlı kalacak bir yerimiz olmadan palas pandıras geldik. 33 yaşında işi gücü, belli bir kariyeri, eşi dostu bırakıp daha önce bulunmadığımız bir ülkenin Google fotoğraflarından beğendiğimiz bir şehrine bodoslama, Kemal Sunalın İstanbul’a gelişi gibi, elimizde bavullarla geldik yani. Geçici bir ev bulana kadar sokakta yatıp kalkmak istemediğimizden kalacak geçici yeri Airbnb den bulduk. Airbnb kısaca yerel insanların evlerini/odalarını kendi belirledikleri şartlar ve fiyatlarla kiraladıkları bir platform. Kısa süreli kalımlarda bazı ilanlar neredeyse oteller ile aynı fiyatta olmasına rağmen uzun süreli kiralamalarda otellere kıyasla çok daha az maliyetli. O kadar ki kimi profesyonellerin kendi başlarına ev/oda kiralayarak faturalar, temizlik, vergiler ile uğraşmak yerine Airbnb’den buldukları odalarda yaşadıklarını öğrendim.

İngiltere’de ev bulmak başlığında yazdığım gibi Birleşik Krallıkta ev kiralamak iş ve/veya referans sahibi değilseniz Türkiye’de olduğundan daha fazla zaman alıyor. O yüzden ben Manchester’a geldiğimde ilk 15 gün Bury adında merkeze tramvay ile 25 dakika uzaklıkta ki bir kasaba da kaldım. Eğer benim gibi ağır hareket eden birisi değilseniz 15 gün size uzun zaman gibi gelebilir ancak hiç de öyle değil. Açıkçası sözleşmemin bitimine üç gün kala şu an yaşadığım evi tutamamış olsaydım, Airbnb sahibiyle yeniden sözleşme yapmayı düşünüyordum.

Ev sahibi evden daha önemli…

Benim kaldığım ev, söylediğim gibi, merkezden aşağı yukarı yarım saat uzaklıkta Bury adında bir kasabadaki evlerinin odalarını kiralayan, Andy ve Gail isimli, çok tatlı bir çiftin eviydi.  Plana göre Manchester merkezden tramvay ile Bury merkeze gidecektik ve ev sahipleri bizi istasyondan alacaklardı. Londra’dan trenle Manchester’a saat 23.00 civarı ancak varabildik, valizlerle tramvay durağına varana kadar bir saat daha geçti gitti. Normalde 10 bilemedin on beş dakika sürecek yolu valizlerle 40 dakikada yürüdük. Asıl darbeyi vuran ise Manchester Tren İstasyonu’nun altında tramvay durağı olduğunu, yani boşu boşuna yürüdüğümüzü çok sonra öğrenmek oldu. Yol yordam bilmediğimizden, tramvay saatlerini de araştırmayıp son tramvayı da kaçırdığımızdan elimizde valizlerle Manchester’ın göbeğinde sarhoş Mancunianların bakışları altında kalakaldık.

Neredeyse gecelik bir otel bakmaya başlayacakken 7/24 bir Burger King’e sığınarak ev sahiplerine Airbnb üzerinden mesaj atmayı düşündük. Andy yarım saat uzaklıktan arabasına atlayıp bizi almaya geldi. Valizlerin çokluğunu görünce biraz yüzünün şekli değişse de ve neden tren istasyonunun altındaki duraktan tramvayı kullanmadığımızı anlayamasa da hiç bir şey söylemeden bizi eve kadar getirdi. Kapıdan girerken diğer misafirlerin uyuduğunu, bu yüzden mümkünse gürültü yapmamamızı kibarca rica edişini başımla onaylarken elimdeki valizlerden en büyük olanını bütün evi çınlatacak şekilde misafirlerinden birisinin oda kapısına gümbürtüyle yapıştırdım ve bütün evi inlettim. O an için yüzünde göz açıp kapayıncaya kadar bir pişmanlık parıltısı kayıp gitmiş olsa dahi kaldığımız süre boyunca bize bir şey belli etmedi.

 

tramvay
Piccadilly’de tramvay istasyonu olduğunu çok sonra öğrenmek…

Airbnb’nin faydaları:

 

Airbnb ve Abbot Ale
Yeni biralar denerken ve nasıl iş bulacağım ben burada diye düşünürken ben…

Airbnb ile yerel halktan birisinin yanında kalmanın bence en büyük artısı internetten öğrenemediğim bilgileri öğrenmek, öğrendiklerimi ise teyit etmek oldu. İnternet üzerinde ki pek çok bilgi turistlerin, gezginlerin tecrübelerinden oluşuyor.  Gezip görmeye saygım sonsuz olsa da yerleşmeme yardımcı olacak bilgileri gezginlerden ziyade o bölgede yaşayan birilerinden edinmeyi daha mantıklı buluyorum.  Kiralık ev bakacağımız bölgeleri gelmeden araştırmıştık ama yerli birinden teyit almak içimizi rahatlattı. Ayrıca 15 gün içinde ev sahipleriyle konuşarak yerel ağza (Mancunian) aşina olduk.

Airbnb’nin diğer önemli artısı ise istendiğinde adres belirtebilmek oldu. İngiltere’de gittiğiniz her kurum adresinizi soracaktır. Özellikle NI No başvurusunda gönderilecek olan mektuplar için adres belirtmeniz gerekecek.  Ben tüm yasal işlemler hatta internet alışverişleri için kaldığım evin adresini kullanmaktan çekinmedim ev sahibinden yüz bulunca. Sağ olsunlar onlar da hiç yüz çevirmediler.

Airbnb’den daha öncede yararlandığım için ne ile karşılaşacağımı az çok biliyordum. Bu platformu ne zaman kullanmaya karar versem aşağıda yazdıklarımı uygulamanın faydasını gördüm.

  • Kiralama işlemi yapmadan önce gözüme kestirdiğim ilan sahibinin aynı zamanda ev sahibi olup olmadığını araştırdım.
  • Ev sahibine yapılan yorum sayısı mantıken ne kadar fazla ise o kadar iyidir. Olumlu-olumsuz tüm yorumları okudum. Karakter olarak olumsuzluklarla daha ilgili olduğum için olumsuz yorumları daha dikkatli okudum.
  • Ev sahibinin kurallarını mutlaka okudum. Örnek olarak çok beğendiğim bir evin sahibi, catering işleri yaptığı için mutfakta yemek pişirilmemesini istiyordu. Dışarıdan yemek zaten dar olan bütçemi sarsacağından beğendiğim evden vazgeçmek zorunda kaldım.
  • Ev sahiplerinin rezervasyon iptali konusunda esneklikleri önemlidir.
  • Uzun süreli kalımlarda pek çok ev sahibi büyük indirimler yapıyor. Kimi indirimler %70 i buluyor.
  • Merkezden uzak evler daima daha uygun fiyatlandırılmıştır. Kiralamadan önce kendime amaç ne sorusunu sorduğumda ilanın doğru cevabı verdiğinden emin olmak zorundayım. Amacım kaldığım süre boyunca kalıcı bir ev aramak, ıvır zıvır işleri halletmek olduğundan merkeze kolay ulaşımı olan şehir dışı bir yer tercih ettim. Maliyet oldukça düştü.

İngiltere’ye yerleşme niyetiyle kalacak yeriniz olmadan geliyorsanız Airbnb seçenekleriniz de ekli dursun derim. Umarım ev sahibi seçiminizde şansınız en az benim ki kadar yaver gider.

Yazıyı Paylaşın:

Yorumsuz geçmeyin...