Amatör Göçmenin Tecrübe Torbası

Manchester’da Yaşamak III: Mancunianlar

İngiltere’de, Manchester’da yaşamak eyleminin en sevdiğim tarafı insanlarıdır, Mancunianlardır. Evet, Manchester sakinleri kendilerini Mancunian olarak adlandırır, kapalı ve yağmurlu havasına, görece kötü ulaşım sistemine, yıkık döküklüğüne aldırmadan bu şehirde mutlu mesut yaşarlar.

“I would like to live in Manchester. The transition between Manchester and death would be unnoticeable.”

Mark Twain

Daha önce ki Manchester’da yaşamak konulu, artık seri haline gelen başlığa bir yenisini, bu kez Manchester’da yaşamak eylemini rezalet havasına, kötü yemeklerine, eskimiş şehir yapısına rağmen güzelleştiren Mancunianlar hakkında konuşarak eklemek istedim.

Mancunian İngilizcesi

İngiltere’de yaşamak için İngilizce şart mı yazımda bahsettiğim gibi Birleşik Krallık’ta kuzeye gidildikçe aksan, BBC’de duyacağınız İngilizceye kıyasla, biraz yamuluyor. İngilizceme güvenip Manchester’a yerleşmeme rağmen ilk zamanlar insanları anlamamam bir yana, bu şehirde üç yıl geçirmiş olmama rağmen kimi zamanlar en yakın arkadaşlarımı bile anlamadığım oluyor. Onların da beni anlamadığı oluyor, en nihayetinde birbirlerini anlamadıkları da oluyor.

Mancunianların konuştuğu aksana da Mancunian denir. Güney aksanlarında pek fazla karşılaşamayacağınız mint, ta, brew, sound, nice one, me (my) gibi kelimeler bol bol kullanılır. Youtube üzerinden pek çok karşılaştırmalı konuşmalara ulaşabilirsiniz. Buraya gelmeden önce izlemenizi öneririm. Hatta bir Oasis röportajı izlemeniz yerinde olur. Ek olarak Manchester’in en meşhur haber sitesini okuyarak dile olan hakimiyetinizi geliştirebilirsiniz.

Açık Görüşlülük, Hoşgörü ve Yardımseverlik Üzerine

Mancunianlar ile beraber geçirdiğim zaman içerisinde ne arkadaşlarım arasında, ne dışarıda bir yerde din, dil, ırk ayrımından kaynaklanan kötü bir davranış görmedim. Manchester, Londra ile kıyaslanamamasına rağmen, kültürel çeşitlilik açısından zengin bir şehirdir. Hintli, Pakistanlı, Afrikalı, Avrupalı pek çok göçmene ev sahipliği yapar.

Manchester
Üniversite bölgesi dünyanın her yerinden öğrenciyi ağırlar.

Camiler, budizm merkezleri, çeşitli mezheplere ait kiliseler de vardır. Şehrin orta yerinde Gay Village denilen farklı tercihleri olan insanların buluştuğu çok güzel barlara sahip bir bölge de vardır. İki erkeği, iki kadını el ele tutuşup yürürken, öpüşürken görebilirsiniz. Her türden insan huzur içinde yaşar.

Manchester
Manchester’da her tip insana rastlayabileceğiniz bölgelerden birisi: Deansgate

Toplumu oluşturan insanların birbirlerini sevme seviyesi, toplumda yaşayan insanların yardımseverlik seviyesi ile ölçülebilir sanıyorum ki. Daha önce de üzülerek yazdığım gibi Manchester’da bir sene içinde gözümle şahit olduğum yardımseverlik otuz senemi geçirdiğim güzelim ülkemde karşıma çıkmamıştı. Durağa bizden çok önce varmış olan otobüsü, yardıra yardıra durağa doğru koştuğumuzu görüp otobüs durağında bizim için durduran çift, eşimin çalıştığı yerde ayak üstü sohbet ettiği bir müşterinin benim puro sevdiğimi öğrenmesi üzerine arabasına koşup bana gönderilmek üzere puro vermesi aklıma gelen ilk örnekler.

Spor

Manchester’da spor demek ise futbol demek. Öyle ki şehir canımız ciğerimiz Manchester United’imiz ve öteki mavi renkli takım arasında ikiye bölünmüştür. İki takımın taraftarları birbirlerine öcü gibi bakarlar. Ayak üstü tanıştığınız kişiler bile size durduk yere hangi takımı desteklediğinizi sorabilir ve cevabınız konuşmanın akışını değiştirebilir.

En yakın arkadaşımla geçtiğimiz yaz bir İspanya tatili yapmıştık. Normal, sağlıklı bir insan tatil amacıyla ilk kez gideceği bir bölge hakkında muhtemelen yemekler, insanlar, yaşayış hakkında sorular soracaktır. Ancak canım arkadaşımın sorduğu ilk şey maçları izleme imkanımızın olup olmadığıydı. Böyle bir ortamda herhalde derbi gününün geldiğini düşünüp fikstüre baktım ki bahsettiği maç Wolves ile Southampton arasında oynanacak olan maçtı. Gözlerinizi kapatıp hayal edin, bir Beşiktaşlı olarak ilk kez İtalya’ya tatile gidiyorsunuz ve aklınızı kurcalayan tek şey Kayserispor ile Adana maçını nasıl izleyeceğiniz oluyor.

Old Trafford
Old Trafford

Arkadaş grubumdan birinin evinde barbekü partisi verdiğimiz bir gün ise bahçede elimizde biralar takılırken bir süre sonra çevremde yalnızca kızların olduğunu fark etmiştim. Salona gittiğimde ise arkadaşlarımı ikinci ligden Cardiff ile Fulham maçını izlerken buldum. Sanırsınız ki şampiyonlar ligi finali izliyorlar.

Sanırım yukarıda yazdığım örnekler Mancunianlar için futbolun önemini biraz açıklar.

Sosyal Yaşam ve Müzik

Sosyal yaşam genelde pub-bar ekseninde dönse bile Manchester sempozyumlar, müzeler, tiyatrolar yönünden de aktiftir. Özellikle hafta sonları olmak üzere tiyatro salonları, stadyumlar, konserler doludur. Ancak sosyalleşme dendiğinde bir Mancunian ilk olarak bir bardak birayı hayal edecektir.

Manchester Pub
Pandemi öncesi her gece ağzına kadar dolu olan küçücük bir pub.

Eğer İngilizlerin içmeyi bilmediğini düşünüyorsanız, haklısınız. Mancunianlar içmeye gittiklerinde bol bol içerler, buldukları her şeyi karıştırırlar ve geceyi kızlı erkekli patatese dönmüş şekilde tamamlarlar. Geçtiğimiz aylarda sabahın dördünde brendimi içip camdan dışarı baktığım sırada iki kızı yolun ortasında şarkılar söylerken görmüştüm. Birbirlerini güç bela taşıyorlardı. Nihat Hatipoğlu görürse abdesti kaçabilir yani.

Hafta sonu bitip, pazartesi geldiğinde ise, hele bir de kış günüyse, sokaklar bomboş olur. Öyle bir sessizlik çöker ki ne bir araba geçer, ne bir kuş öter. Akşam dokuz civarı evime on dakika mesafede ki bir Tesco’ya yürümüştüm bir gün. On dakikalık yol boyunca ne bir araba, ne bir insan, ne bir tilki gördüm. İlk başlarda sokakların böyle sessiz ve karanlık olmasını yadırgasam da sonradan hoşuma bile gitmeye başladı.

Manchester
Manchester’da merkezden uzaklastığınızda bol bol rastlayabileceğiniz Victorian tipi apartmanlara örnek.

Benim gözlemlediğim kadarıyla Mancunianlar hafta sonları hariç evden dışarıya pek çıkmamayı tercih ediyorlar. Çıkarlarsa da eve en yakın pub ilk adresleri oluyor. Ama hafta içi bile olsa eve gitmeden önce iş çıkışı bir puba uğranılıp hali hatrı soruluyor genelde.

Müzik ise Manchester için çok önemlidir. Mancunianlar müzik üzerine konuşmaktan çok keyif alırlar. Özellikle 80’ler boyunca Manchester pychedelic müziğin merkezi olmuş ve bu dönem Madchester olarak anılmaya başlanmıştır. Stone Roses, James, Joy Division, Smiths, Charlatans, New Order ve tabi ki Oasis Manchester’dan çıkan en bilindik, bilindik değilse de bilinmesi gereken gruplardır. Ne hikmetse Manchester grupları diğer İngiliz şehirlerinin müzik gruplarına kıyasla daha karanlıktır. Neden acaba?

Old Trafford Billy Joel Konseri
Old Trafford Billy Joel konseri. .. Bulunduğum en eğlenceli konserlerdendi.

En büyük konserler genellikle güzeller güzeli Old Trafford, Arena ve diğer mavi takımın stadyumunda gerçekleşir. Büyük gruplar ve müzisyenler, Londra kadar olmasa da, Manchester’a da genellikle uğrarlar. Ben taşındığımdan bu yana aklıma gelenler Rolling Stones, Billy Joel, Metallica’dır.

Arkadaşlık

Her kim İngilizler soğuk dediyse kafasına kuş pisler umarım. Mancunianlar için konuşmak gerekirse kesinlikle soğuk değillerdir. Eğer arkadaşlıktan kastınız beş dakika içinde can ciğer olup karşınızdakine çocukluğunuzdan bugüne nasıl geldiğinizi anlatıp, adamı kendi sorunlarınızla boğmaksa, soğuk olarak adlandırabilirsiniz. Kendi arkadaşlarımdan gözlemlediğim kadarıyla bir Mancunian ile arkadaşlık kurmak çok kolay, yakın arkadaşlık kurmak ise biraz zaman alıyor.

Mancunians
Öğle aralarında puba gitmek yerine koşmaya başlanan günlerden. Chris, Ash ve arabada Alex…

Bireysellik açık ara öndedir. Misal arkadaş grubumda hiç kimse birbirine bir yere gitmek, bir şey yapmak konusunda ısrar etmez. Teklif çokça vardır ancak ısrar, teklife olumsuz cevap verilmesi sonucu kırgınlık yoktur.

Ev gezmeleri ise gördüğüm kadarıyla yalnızca yakın arkadaşlar arasında yapılır. Bir Mancunian’ın sizi evine davet etmesi genellikle sizi yakını olarak gördüğünün göstergesidir.

Hep dediğim gibi yazdıklarım yalnızca, üç yılı aşkın süredir, kendi çevremde gördüklerimden ibaret. Her genellemenin yanlış olduğu gibi bütün Mancunianlar yukarıda yazdığım gibidir demek de yanlıştır. Benim hayatım boyunca gördüğüm en iyi insan topluluğu kesinlikle Manchester ahalisidir. Onlar sayesinde Manchester’da yaşamak çok zevkli. İspanya’da yaşayıp, Mancunianlar ile çalışmak ise en büyük hayalim. Nasıl olacaksa…

Umarım her zaman iyi insanlarla karşılaşırsınız.

Yorumsuz geçmeyin...