İngiltere’de Ev Kiralamak

İngiltere’de Ev Kiralamak: Ne kadar zor olabilir ki?

İngiltere’de ev kiralamak konusunda yine olayları kendi başımdan geçtikleri gibi yazmaya devam edeceğim. Herkesin tecrübe edeceği süreç pek tabi farklı olacaktır. Benim yaşadığım zorluklarla karşılaşmayabileceğiniz gibi daha fazlaları ile de karşılaşma olasılığınız var. Sırf ev bulmanın zaman alan çeşitli sorunlarla harmanlı bir süreç olmasından Airbnb hakkında bir yazı yazmak zorunda hissettim. İngiltere’ye ilk taşındığımda otel yerine neden Airbnb’den bulduğum bir evde kaldığımı anlattığım bölümü henüz okumadıysanız bir göz atın.

Öncelikle Manchester’a yerleşmeye karar verdikten sonra ilk iş olarak şehrin suç haritasına göz attım. Google’da “şehir+crime map” olarak arattığınızda muhtemelen karşınıza çıkacaktır. Manchester için şu şekilde. Forumlardan yardım alarak hangi bölgelerin güvenli olduğunu, fiyat kalite dengesini, çevre bölgelere ulaşımını araştırdım. Sabah işe gitmek için evden çıktığımda tuhaf tiplerle burun buruna gelmek istemediğimden tek bir kaynak yerine ince eleyip sık dokuyarak karşıma çıkan bütün forumları okudum. Araştırma sonunda elimde yaşamak istediğim bölgelerin işaretli olduğu bir harita oluştu. Bu şekilde çalışmanın hem yararını gördüm, hem de yeni şehrimi uzaktan tanımaya çalışırken güzel zaman geçirdim.

Emlakçılar ve talepleri

Birleşik Krallık‘ta emlakçıların (real estate agent) sorumluluklarının ülkemizin emlakçılarından farklı olarak komisyonlarının ödenmesiyle bitmemesine oldukça şaşırdım. Benim emlakçımın eve yerleştikten bir ay sonra arayıp her şeyin yolunda olup olmadığını sorması, ev sahibi mırın kırın ederse kendisine haber vermemi söylemesi tebessüm ettirmişti. Sonradan öğrendim ki emlakçının sorumluluğu kiracı evden çıkana kadar devam ediyor. Evi tutarken verilen depozit dahi bağımsız bir firmanın havuz hesabına aktarılıyor. Evden çıkarken evde bir hasar bırakılmadıysa kiracının banka hesabına havalesi yapılıyor. Bu işlemleri de emlakçılar takip ediyor. Kısaca ev kiralandıktan sonra karşılaşılan hiç bir sorunda emlakçıdan yardım istemekten çekinmemek gerek, aslına bakarsanız İngiltere’de hiçbir konuda yardım istemekten çekinmemek gerek. Bu arada ev sahibiyle aramda hiç bir problem olmadı. Anlaşmamız prosedürlere ve yasalara uygun olarak adil ve dostça devam ediyor.

Türkiye’de her daim kiracı olarak yaşadım. Belki benim şansıma tuttuğum evlerde benden kimlik fotokopisi dışında bir belge istenmediği gibi kirayı hangi parayla nasıl ödeyeceğim hiç sorulmadı. Burada ise durumlar biraz farklı. Birleşik Krallık‘ta kiracılar ev sahiplerine bir takım teminatlar göstermek zorundalar. Bu teminatların başında bir şirket ile halihazırda imzalanmış bir sözleşmenin varlığı geliyor. İşini bulup gelenler için ev kiralamak kolay olacaktır. Emlakçılar (real estate agent) iş arıyor durumunda olanlardan kirayı ödememeleri durumunda kirayı ödeyecek bir destekleyici talep ediyorlar. Destekleyicinin Birleşik Krallık ‘ta çalışıyor olması lazım. Öyle bir cengaver sahibi değilseniz okumaya devam edin.

Tahmin edeceğiniz üzere yukarıda saydıklarımın hiçbiri bende yoktu. Eğer siz de benim durumumda iseniz umudunuzu kaybetmeyin. İşte tam bu noktada devreye birikimleriniz (umarım öyle bir şey vardır) girecek. Konuştuğum emlakçıların hemen hepsi altı aylık kira artı depozitoyu peşin ödemeyi kabul etmem durumunda evi vermeyi kabul ettiler. O yüzden İngiltere’ye taşınacak olanlara ilk tavsiyem biraz birikim yapmalarıdır.

Hayatta çareler tükenmez!

Diyelim ki birikimde yok veya yaşamak istenilen bölgelerdeki 6 aylık kirayı peşin ödemeye yeterli değil. Döviz kurları malum, liramız pek değerli değil. Durum böyle ise tek başınıza ev kiralama olasılığınız benim tecrübelerime göre sıfıra yakın. Yine de umutsuz olacak bir durum yok. İngiltere’de (özellikle Londra’da) kiraların aşırı yüksek oluşu insanları ev paylaşma durumunda bırakmakta. Ülkemizde genellikle öğrencilerin ortak ev kiralamasına rastlarken İngiltere’de profesyoneller dahil bu yola başvurmaktalar. Pek çok aile (aileden kastım genel olarak “professional couples” ancak ev paylaşan ailelerde mevcut) başka aileler ile ev paylaşmaktadır ve ev paylaşmak gayet normal karşılanan bir durumdur. Sizden iş sahibi olmanız ya da belli bir miktar kirayı önceden ödemeniz istenmez. Eğer işiniz, destekleyiciniz ve birikiminiz yok ise çalışmaya başlayana kadar ev paylaşma yoluna gidebilirsiniz. Neredeyse bütün ev paylaşım ilanlarında faturalar ve vergiler kira tutarına dâhildir. Dikkat etmeniz gereken tek şey kiraladığınız odada iki kişi kalacaksanız kira tutarında artış olacağıdır. Bunun sebebi de söylediğim gibi faturaların kiraya dahil oluşu, yani iki kişinin bir kişiden daha fazla tüketim yapacak olmasıdır.

Nam-ı diğer council tax

 

İngiltere’de ev kiralamak isterken kabus gibi gelen council tax mektubu
Poundlar böyle böyle gidiyor.

İngiltere’de ev kiralamak masrafları ile ilgili diğer önemli husus ise “council tax” denilen vergi. Verginin miktarı tutulan evin muhitine göre değişiyor. Eli yüzü düzgün muhitlerden daha fazla vergi alınıyor. Benim bulunduğum muhitte ödemem gereken verginin yıllık 1000 Pound olduğunu öğrendiğimde gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. Böyle bir verginin varlığından evi tuttuktan sonra (sağlam araştırma yaparım) haberim oldu. Evinize yerleştikten sonra belediyeden haraç isteyen bir mektup alıyorsunuz. O mektupta ödemeyi nasıl yapacağınıza dair tüm bilgiler mevcut. Bir şey olmaz diyerek boşlamamanızı öneririm. Aylık neredeyse 100 Pound ödemek içime oturuyor olsa bile, belediyenin gerçekten çalıştığını görmek, ülkede ki yolsuzluk miktarının düşük olduğunu bilmek içime biraz da olsa su serpiyor (mu acaba?).

İngiltere’de ev kiralamak ve masraflar
Alınan her verginin hesabının sorulduğunu bilmek insanı rahatlatıyor.

Diğer bir nokta ise burada yüksek katlı binalar, apartmanlar, şehir merkezleri hariç, yok. İnsanlar ya bahçeli evlerde ya da 3-4 katlı apartmanlarda yaşıyorlar. Ayrıca boş arazi buldu mu dayanamayıp ev diken müteahhitler yok. Yeni binalar bir düzene, yoğun ihtiyaca göre inşa ediliyor. Dolayısıyla 50-100 yıllık evlere yeni gözüyle bakılması sizi şaşırtmasın. Ayrıca şehirden uzak kasabalarda eski kiliseleri bile restore edip ev diye sattıklarını görürseniz de şaşırmayın (kim bilir belki bir gün bir kilise de siz alırsınız). Evinizin tahmini doğalgaz harcamasını hesaplattırmak isterseniz size evinizin 1850 yılından öncemi sonramı inşa edildiğini sorabilirler. Bina yaşına çok takılmayın restorasyon konusunda iyiler.

İngiltere’nin Popüler Emlak Siteleri

İngiltere’de de ülkemizde olduğu gibi popüler emlak siteleri mevcut. Benim en çok kullandıklarım şöyle:

www.rightmove.co.uk

www.zoopla.co.uk

Bu sitelerden aradığınız evin özelliklerini süzebiliyorsunuz. Oda sayısı, eşyalı mı eşyasız mı vs. Tahmin edeceğiniz gibi “furnished” eşyalı, “unfurnished” eşyasız demek iken “semi-furnished” evin temel eşyalara sahip olduğunu belirtmek için kullanılıyor. Benim gördüğüm kadarıyla yatak, dolap, çamaşır makinesi, buzdolabı, fırın, ocak ve koltuk takımı sabit. Bazı evlerde mikrodalga, orta masa vs. de mevcut. Aklınızda bulunsun, kontrat imzalamadan önce ev sahibinden eşya talebinde bulunabilir ya da kullanmayacağınızı düşündüğünüz eşyaları almasını isteyebilirsiniz. Zira evler küçük, boşa yer kaplamasın.

Yoğunluk ev/oda paylaşımına verilmek isteniyorsa:

www.spareroom.co.uk

Spareroom sitesinde “buddyup” isimli bir özellik mevcut. Bu özellik beğenilen ev ile ilgilenen diğer kullanıcıları görüp onlarla iletişime geçilmesine olanak sağlıyor. Böylelikle ev ile beraber, ev arkadaşları da önceden seçilebiliyor. Ancak tahmin edilebileceği üzere bu özellik zamanı geniş olanlar için daha elverişli. Zira insanlar ile tanışıp, evi görüp tutmak zaman alacaktır.

Eğer emlakçı komisyonu ödemek istemiyorsanız ve direk ev sahibiyle muhatap olmak istiyorsanız: www.gumtree.com. Bizde ki sahibinden.com benzeri bir site Gumtree. Ben şu ana kadar yalnızca masa ve sandalye almak için kullandım. Ev konusuna dönecek olursak ben başlangıç için ev sahibiyle aranızda bir emlakçının olmasının daha iyi olduğunu düşünüyorum. Zaten gözlemlediğim kadarıyla emlak konusunda ilan sayısı diğer sitelere göre düşük. İnsanlar genelde emlakçılar ile çalışıyorlar. Seçim sizin.

Mutlu son…

Ben ise evimi beğendiğim bölgelerde ki emlakçıları tek tek gezip hepsine numaramı bırakarak ya da halihazırda ellerinde bulunan daireleri görerek buldum. İnanın bu yöntem daha hızlı sonuç veriyor. Biraz yoruluyorsunuz ama eskilerin dediği gibi gezen kurt aç kalmıyor. Benim size tavsiyem yaşamak istediğiniz bölgeleri belirledikten sonra bahsettiğim internet sitelerinden kira fiyatlarını araştırmak, sonrasında ise o bölgenin emlakçılarına giderek numaranızı bırakmak ve hali hazırda ellerinde bulunan evleri görmektir.

İngiltere’de ev kiralamak ve mutlu son
Ve mutlu son, my neighbourhood …

Ben ise İngilizlerin deyimiyle “posh” bir bölgede 1+1 için 600 pound ödüyorum. Daha önce İngiltere’de bulunmadığımız için ilk başlangıcı okuduğumuz bütün kaynakların güvenli dediği bir bölgeden yapalım sonra değiştiririz diye planladık ve oturduk kaldık. Aynı paraya şehir merkezinden daire ya da şehir dışından bölgesine göre 2+1, 3+1 bahçeli evler de bulabilirsiniz. Size kalmış.

İngiltere’de ev kiralamak benim için bu şekilde son buldu. Umarım ev bulmak sizler için daha kolay olur.

Yazıyı Paylaşın:

Yorumsuz geçmeyin...